22 Aralık 2011 Perşembe

ÇOK GÜZEL HAREKETLER BUNLAR

Pazartesi günü eşimle birlikte Çok Güzel Hareketler Yılbaşı çekimini seyretmeye gittik.Harika bir program hazırlamışlar.Ben tvdeki programlarını çok fazla sevmiyordum ve seyretmiyordum ama eşim tekrarlarını bile seyrediyor ve çok seviyordu Biletixte görünce direkt eşime yolladım oda hemen gidelim dedi ve gittik çok beğendik gülmekten gözümüzden yaşlar geldi ve alkışlamaktan ellerimiz ağrıdı çok keyifliydi ve konuk sanatçı çoktu onlarda ayrıca eğlence kattı skeçleride ayrıca güzeldi.Anadolu Ateşi sanatçıları,Volkan Konak,Yıldız Tilbe ,Hüsnü Şenlendirici Klarneti eşiliğinde yılmaz erdoğanın şiiri,Demet Akbağ,Hakan Akkaya,Yavuz Bingöl,Mustafa Ceceli vardı.Bundan sonra Çok güzel hareketler bunlar özel günlerde program yapıcakmış.Bundan sonraki programları Sevgililer gününde olucakmış gitmenizi ve yılbaşı programınızı 31 aralık gecesi starda izlemenizi öneririm:)




16 Aralık 2011 Cuma

HAYAT


HAYIRLI CUMALAR

ALLAH ' Im ! Şu An Kimin Nerede Bir Sıkıntısı Varsa , Sen Onu Gider..

ALLAH ' Im ! Şu An Kimin Nerede Çaresiz Bir Derdi Varsa , Sen Ona Çare Ol..

ALLAH ' Im ! Şu An Kim Nerede Acıdan İnlemekteyse , Sen Ona Rahmetinle Yetiş..
... 
ALLAH ' Im ! Sevdiklerimi Sen De Sev Ve Onlara Bâki Huzur Ve Neşe Ver..

ALLAH ' Im ! İman Ve Ahlakın En Güzelini Yerleştir O Sevdiğin Yüreklere..

ALLAH ' Im ! Sen Sana Edeple Geleni Geri Çevirmezsin , Dualarımızı Salihlerin Duası Eyle..AMİN

Sinirleri Alınmış Caillou'giller



ÖĞRENDİKLERİMİZLE İLGİLİ GÜZEL BİR YAZI


HAYATTAN NE ÖĞRENDİM 

Geniş ve rahat olmayı öğrendim... İman ve Ölümün dışında hiç bir şey göründüğü kadar önemli ve acil değil...

Coşkulu ve neşeli olmadığım zaman, bunun hiç kimsenin suçu olmadığını ve gülümsemem gerektiğini öğrendim...

Cesur ve dürüst olmayı; değilsem bile öyle davranmayı öğrendim...

Cazibemle 15 dakika idare edebildiğimi, ama ondan sonra mutlaka bilmem gereken bir şeyler olduğunu öğrendim...

Hemen hemen hiç kimsenin sır saklamadığını öğrendim!...Çünkü herkes, "birine söylemek ihtiyacı" hissediyor...

Cevabını bilmediğim ve emin olmadığım konularda "Bilmiyorum" demenin daha faydalı olduğunu öğrendim...

Fazla konuşmayıp ağzımı kapalı tuttuğumda, fazla hata yapmadığımı öğrendim!...

Başarıya çıkan bir "asansör" olmadığını, tırmanmak gerektiğini öğrendim...

İnsanların bana -layık olduğum ve benim izin verdiğim şekilde- davranabildiklerini öğrendim...

Kıskançlığın, mutluluğun düşmanı olduğunu öğrendim...

İnsanların kendinden daha az başarılı insanlarla, başarısını; mutsuz insanlarla da mutluluğunu konuşmaması gerektiğini öğrendim...

Başkaları için kötü,olumsuz düşünüp acımasız ve kırıcı olanların, aslında güçsüz kimseler olduğunu ve sevgiyi sadece güçlü insanların bildiğini öğrendim...

İnsanlara artık kızmıyorum... Çünkü, hayatlarında hataları, sorunları, mutsuzlukları olan insanların, karşılarındakileri kendi yerlerinde görmeye çalıştıklarını öğrendim...

"Ben bu hatayı nasıl yaptım?" demek yerine, en mükemmel düşünenlerin bile hata yapabileceğini; önemli olanın, ders alıp yinelememek olduğunu ve yeni hatalardan daha az zararlı çıkmayı öğrendim...

Hayattaki en önemli çözümün, neyin "önemli ve öncelikli" olduğuna karar verip gerisini çöpe atmak olduğunu öğrendim...

BENİ ELEŞTİREN, BANA BİR ŞEYLER SÖYLEME YETİSİNİ KENDİNDE BULANLARA , "CEVAP VERMEME"Yİ ÖĞRENDİM... ÇÜNKÜ BU TARTIŞMA, HİÇ BİR ZAMAN BİTMEYECEKTİR...

*Sadece "ders almak" için arkama bakmayı, sadece "yüksek sesle düşünebilmek" için sorunumu bir başkasına anlatmayı öğrendim... "Çözüm" için değil...

"İmkânsız" diye bir şey olmadığını, çok istediğimde imkansızı elde edebildiğimi, asıl savaşı kazanabilmek için "küçük çarpışmaları kaybetmeyi" göze almayı öğrendim...

Zamanımı,sağlığımı ve sözlerimi, dikkatsizce kullanmamayı öğrendim... Çünkü geri alamıyorum...

Ne kadar çaba harcarsam harcayayım, bazılarının mutsuzluk için her zaman bir "bahane ve sebep" bulabildiğini öğrendim... ARTIK ÇABALAMIYORUM!

Önemli olan şeyin, başkalarının benim hakkımda ne düşündükleri değil; benim kendim hakkındaki düşüncelerim olduğunu öğrendim... Kendimi yargılıyorum...

"Affetmek ve Unutmak"... Eğer güçlüysen başarabildiğini ve kin tutmanın beni rahatsız ettiğini öğrendim...

Nerede ve hangi şartlarda olursa olsun, yaşadığım yeri güzelleştirmeyi öğrendim...

Sürekli "BEN DÜRÜSTÜM, BEN DOĞRUYU SÖYLÜYORUM, SEN FARKLISIN" diyenlere mesafeli durmayı ve kuşkulanmayı öğrendim!...

Durum ne kadar vahim olursa olsun, soğukkanlılığımı yitirmemeyi, gülümsemeyi; her şeyi negatif ve kötü düşünen, mutsuz olan insanlardan ayrı kalmayı öğrendim...

Beni kızdıran birine cevap vermeden önce, 10 saniye düşünmeyi, nefes almayı ve kendime sakinleşmek için zaman tanımayı öğrendim...

Bugünkü her üzüntümün ve her acımın, benim yarınki mutluluğumu hazırladığını öğrendim...

Yapmak istediklerimden asla vazgeçmemeyi, büyük hayallerin gerçeklerden daha güçlü olduğunu ve "başarmanın en kısa yolu" olduğunu öğrendim...

"Kaybedecek neyim var?" demek yerine , yaşadığım her şeyde "kazanacak çok şeyim var!" demeyi öğrendim...

Hayatı, gereğinden fazla ciddiye almamayı öğrendim...

NOT:Belli bir yaşa geldikten sonra, hayat hepimize bir şeyler öğretiyor zaten...
Önemli olan, bunları uygulayabilmek!...

ÇOK KİMSE ÖĞÜT DİNLER, YALNIZ AKILLILAR BUNDAN FAYDALANIR.
PUBLİLİUS CYRUS

SEVGİ EMEK İSTER


Yeni evli bir çift vardı.Evliliklerinin daha ilk aylarında,bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi.Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi.Son zamanlarda o kadar sık olmasada evlenmeden önce sık sık birbirlerini çok sevdiklerine dair ne kadar da dil dökmüşlerdi.Ama şimdilerde küçük bir söz,ufak 
bir hadise aralarında orta çaplı bir kavganın çıkmasına yetiyordu. 

Bir akşam oturup ilişkilerini gözden geçirmeye 
karar verdiler.Her ikisi de boşanmayı istemekle 
beraber,işlerin böyle gitmeyeceğinin 
farkındaydılar. 
Erkek,'Aklıma bir fikir geldi'dedi.'Bahçeye bir 
ağaç dikelim ve eğer bu ağaç 3 ay içinde kurursa 
boşanalım.Kurumaz da büyürse bunu bir daha 
aklımızdan geçirmeyelim.Bu süre içinde de ayrı 
ayrı odalarda kalalım.' 
Bu ilginç fikir hanımının da hoşuna gitti.Ertesi 
gün gidip bir meyve fidanı aldılar ve birlikte 
bahçeye diktiler. 
Aradan bir ay geçti.
Bir gece bahçede karşılaştılar ve her ikisinin elinde içi su dolu birer bidon vardı...

TANIDIK GELİYOR MU?


Annelerin kızınca söylediği mütiş laflar

1-Seni Doğuracağıma Tas Doğursaydım

2-Senin Cocuklarında Sana Aynılarını Yapsın İnsallah

3-Hep Babanın Tarafını Tut Sen
...
4-kanser Ettiniz Beni

5-Kızdımmı Adım Kızdı oluyor

6-Öleyimde Kurtulun Benden

7-Sende Kulağını Bana verme

8-Gün Yüzü göstermediniz bana

9-Kime cektin sen bilmemki

10-Seni Alan 3 gün Sonra geri getirir

11-Yaptığın Banaysa,Öğrendiğin sana

12-Seni Dokuz Ay karnımda Tasıdım Ben

13-Kimin Cocuğuna qülüp,kimin cocugunu kınadıysam Basıma qeldi

14-Hep Sen Yüz Veriyorsun Buna Mücahit

15-Ne yani sen varken ben mi ekmek almaya gideyim

KADIN


BİR ARAŞTIRMAYA GÖRE


Balıkyağı Çocukların Psikolojik Modunu Destekliyor

Etken maddesi yeterli balıkyağı için yapılan son araştırmalara göre alınan en önemli sonuçlar.1-Çocuklarda psikolojik modu desteklediği ve fokus-odaklanmayı sağladığı,boyu uzattığı tesbit edilmiş.2-İngiltere sağlık bakanlığı kalp krizi riskini %95 düşürmek ve daha sağlıklı yaşamak için halkına her gün en az 1 gram balıkyağı almalarını tavsiye etti.3-Balıkyağının Unutkanlık hastalığı,MS,roma troit artrit,parkinson hastalığı vb ciddi iyileştirmeler sağladığı tesbit edildi.4-2000 hasta üzerinde yapılan deneyle balıkyağının şişmanlatmadığı,biraz harketle kaslara kan akışını sağlayarak ayda 2-3 kg zayıflattığı tesbit edildi
Lütfen sağlığınız için Balıkyağı kullanınız

GÜZEL BİR NESİL İÇİN



Kızlarınızı iyi yetiştirin:

Kendi kendilerine yetmeyi öğretin.
Namuslu olmanın yürekten geçtiğini öğretin. 
Evden çıkar çıkmaz ilk köşede 
Eteğinin boyunu kısaltmasına gerek olmadığını öğretin.
İstediğini giymeyi öğretin. 
İnsanın ahlakının sadece kendi beyninde olduğunu öğretin.
Kıskanılmanın sevilmeyle aynı olmadığını öğretin. 
Kıskanılmanın güzel, saygısızlığın kötü olduğunu öğretin.
Beni çok kıskanır, dışarı çıkarmaz, 
Şunu bunu giydirmez diyen adamla 
Gurur duymamayı 
Bunun aslında kendine hakaret olduğunu öğretin.
Arayıp neredesin ; kiminlesin vs. diyen adama 
‘’ Seni tanımadan önce nasıl davranacağımı bilmiyor muydum,
Haddini bil ! ‘’ demeyi öğretin.
Eşlerini aldatan erkeklerin yanındaki ikinci kadın olmamayı öğretin.

Oğullarınızı iyi yetiştirin:

Karşı cinse saygı duymayı öğretin.
Gece yarısı evine dönen kadının "aranmadığını" öğretin.
Bir kadının omzuna arkadaş olarak da sarılabileceğini öğretin.
Dokunmaktan korkmamasını öğretin.
Sevmenin değer verme olduğunu öğretin.
Sahip çıkmayla sahibi olmanın farklı olduğunu öğretin.
Bulunmaz Hint kumaşı olmadıklarını; 
Olsalar bile burun silinen mendillerin de kumaştan yapıldığını; 
Hiç kimseyi küçük görmemeyi öğretin.
Ama bunları önce kendi içinizdeki çocuğa öğretin…

NE GÜZELDİR


NE GÜZELDİR
Kızgın kumlarda uzun uzun yattıktan sonra bedeni denizin serinliğine bırakmak... 
Sabahları kızarmış ekmek kokusuyla uyanmak... 
Bir doktor muayenehanesinin kapısından şüpheleri dağıtmış olarak sevinçle çıkmak... 
Yaz sıcağında,bir öğle uykusunun mahmurluğunu buz gibi bir dilim karpuzla atmak...
Bir bahçenin önünden geçerken duyduğunuz hanımeli kokusu...
Sabah uyanıp o gün tatil olduğunu hatırlamak...
Yaşlı ana babanızın hâlâ çaldığınız kapının arkasında ya da hattın öbür ucunda olması. 
NE GÜZELDİR
Fırından yeni çıkmış ekmeğin köşesi... 
Bir köşede birbirine sarılmış uyuyan kedi yavruları...
Evinizden,pişmekte olan etli biber dolmasi kokusunun yayılması... 
Soğuktan titrerken elinize tutuşturulan bir bardak çay... 
Meteliksiz bir gününüzde çoktandır giymediğiniz ceketinizin cebinden para çıkması... 
Uzun, sıcak bir çınaraltı. 
Sabahtan beri ayağınızı vuran ayakkabıları çıkardığınız an...
Sudan bir sebeple küstüğünüz arkadaşınızla barışmanız... 
NE GÜZELDİR
Dört gözle beklediğiniz bir haberin gelmesi... 
Ağrının dinmesi... 
Yıllar sonra bir gün bir yerde, çocukluğunuzda annenizin sizin için yaptığı kurabiyelere rastlamak... 
Yağmurdan sonra, açan günes... 
Buz gibi sokaktan sıcacık eve girmek... 
Yorgunluktan bitmişken yatağa uzanmak... 
Tuttuğunuz takımın ezeli rakibini yenmesi... 
NE GÜZELDİR
Yıkanmış,ütülenmiş, mis gibi kokan yatak takımlarının koynunda uyumak...
Bir sandalın kenarına oturarak bacakları denize sallandırmak...
En sevdiğiniz yemeğin ilk lokmasını ağzınıza aldığınız an... 
En önemlisi,nefes almak, konuşmak, duymak, yürümek, görmek,anlamak... 
NE GÜZELDİR...

15 Aralık 2011 Perşembe

GELECEĞİN AİLE RESMİ:)


:)


ANNE VE BABALARLA İLGİLİ GÜZEL BİR YAZI DAHA


Aynı anda kendi çantasını, çocuğunun çantasını, çocuğunun oyuncak kutusunu, market torbasını, çocuğunun ayakkabısını ve hatta çocuğunu taşıyan; bir yandan da ev anahtarını bulmaya çalışan kişiye ANNE; bilgisayar çantasını karısına vererek sadece oğlunu kucaklayana da BABA denir.

> * 5 dakikada duş alıp 10 dakika içinde hem kendisini hem de çocuğunu hazırlayana ANNE; o 15 dakika boyunca gömleğine uygun kazak aramakla uğraştıktan sonra kapının önünde çantasını toparlayan karısına 'daha hazırlanmadın mı?' diye sorana BABA denir.


> * Uykusuzluktan süründüğü halde uyumamakta direnen çocuğuna söylenen kişiye ANNE; 'uykusu yok belli, olsa gider yatar zaten' diyene de BABA denir.


> * 1 saatte üç çeşit yemek, üstüne de salata hazırlayıp bir yandan da çocuğunu yedirene ANNE; iki tane amerikan servis koyarak 'sofrayı hazırladım' diyene de BABA denir.

> * Gecede beş kere kalktığı halde şikayet etmeye hakkı olmayana ANNE; 'dün gece uykum bölündü oğlanın ağlamalarından' diye şikayet edene de BABA denir.


> * Çocuğu hastalandığında sabaha kadar başında bekleyene ANNE; işten evi arayarak karısına 'ilaçlarını verdin mi?' diye sorana BABA denir.


> * Pazar sabahı havanın güzel olduğunu görüp çocuklarını parka götürmeyi planlayana ANNE; 'bu havada spor yapmalı, siz parka gidin ben koşacağım' diyerek kendini sokağa atana BABA denir.


> Tüm bunları açık açık yazana ANNE; 'hiç de değil, market torbalarını sana taşıtmıyorum' diyerek duruma son noktayı koyana da BABA denir.
.............veee

> Bu diyalogların sonunda birbirine hala gülümseyenlere da AŞIK denir.:)

ÇOK GÜZEL HAREKETLER BUNLAR

Çok güzel hareketler bunlar ekibinin tv  yılbaşı programı çekimi pazartesi BKM'de olucakmış Biletlerini aldık Eşim özellikle bu ekibi çok sevdiği için heyecanlı ;bende eşim kadar olmasada seviyorum bu ekibi.Artık son programları  ve konuk sanatçılarıda olacağı için ayrıca daha çok heyecanlanıyoruz.Bakalım nasıl bir program olacak?

BAŞARININ SIRRI


GÜZEL BİR YAZI


BEN ANNE OLMASAYDIM EĞER;


BEN ANNE OLMASAYDIM EĞER;
Topuksuz ayakkabılarla da şık olunabileceğini bilmeyecektim.
Hamileliğim esnasında 80'li kilolara kadar çıkıp kendi çapımda ilk defa bir alanda rekorumu kıramayacaktım. 

ANNE OLMASAYDIM EĞER; 
O küçücük ellerle renkli kartonlardan yapılmış bir kâğıt parçasının bu kadar değerli olabileceğini öğrenemeyecektim.
Kan yapsın diye danadili haşlayıp üzerine yumurta kırıp ağzının tadına da uysun diye çikolatalı pudingle karıştırmak gibi yaratıcılığın sınırlarını zorlayan tarifler keşfedemeyecektim hiç. 
Su almak için elimde kumanda ile buzdolabını açtığımda kumandayı buzdolabına koyacak kadar ya da evden çıkarken telsiz telefonu çantama atacak kadar kendimden geçmeyecektim. 
Birinin canı yandığında ötekinin bu acıyı hissedebilmesinin sadece ikiz kardeşlerde olduğunu sanacaktım. 

ANNE OLMASAYDIM EĞER;
Sabahın köründe gözü kapalı mutfağa kadar gidip, süt ısıtıp yine gözü kapalı dönme yeteneğini kazanamayacaktım.
Üzümün çekirdeklerini tek tek çıkarmak için insanüstü bir uğraşa asla girmeyecektim.
Bir insanın gaz çıkarması beni bu kadar mutlu edemeyecekti.

ANNE OLMASAYDIM EĞER;
Büyüdüğünde arkadaşlarınla birlikte partilerde Süper Anne olarak eğlenmeyi hayal edemeyecektim.
Babanla belki daha az kavga edecek ama sevginin evlat denilen başka bir boyutuna giremeyecektik.
Sevginin böylesine karşılıksız olanını hiç tadamayacaktım.
Telaşsız sevişmenin hayalini kuramayacaktım.

ANNE OLMASAYDIM EĞER;
Annemi bu kadar çok sevdiğimi anlamayacaktım.
Annesinden zorla ayırdılar diye "Uçan Fil Dumbo!" çizgi filminde böğürerek ağlamayacaktım.
Geceleri kesintisiz uyuyacak, hafta sonunda sabahları istediğim saatte kalkacaktım ama uyandığımda yanağıma konmuş minik ellerin sıcaklığı ısıtmayacaktı yüreğimi.

ANNE OLMASAYDIM EĞER;
Çantamda sürekli bisküvi, ıslak mendil, bir adet oyuncak, düşer bir yerin kanar diye ayıcıklı yara bandı taşımayacaktım.
Acıyı geçiren öpücüğün gücüne inanmayacaktım.
38,5 derece ateş beni de yakıp kavurmayacaktı.

ANNE OLMASAYDIM EĞER;
Yağmur sonrası çamurlu sularda zıplamanın keyfine varamayacak, sen bir lokma daha fazla yiyesin diye kalabalığın ortasında kafamda peçete dansı yapmayacaktım.

SEN OLMASAYDIN EĞER; yaşamın karmaşıklığını unutup tekrar basit yaşamayı öğrenemeyecektim.

SEN OLMASAYDIN EĞER; ben asla "anne" olmayacaktım. Bir çocuk doğduğu anda, bir anne doğarmış... Bu lafın doğruluğuna inanmayacaktım!

KUZUMUN BEBEKLİK FOTOĞRAFI


KISA BİR ARADAN SONRA



Evet biraz ara verdim ama oğlumun hastalığı ve devamında benim hastalığım işyerinde yoğunluklar ve yorgunluklar derken yazamadım bir türlü.Oğlum kestane balı ve diğer desteklerle tam öksürüğü biraz hafiflemiş derken kulağım ağrıyor diye gece uyandı ve ertesi günü hemen babası doktora götürdü zaten gripten sonra orta kulak iltihabına doğru yol almamasını beklemek kaçınılmaz bir durumdu.Doktorumuz antibiyotik ve bir takım ilaçlar verdi fakat 2 gün içtik ilacı tam geçicek derken kulak ağrısı artmaya başladı ilk defa kulak ağrısından uyuyamıyordu ve ağlıyordu doktorumuzu aradım getirin tekrar antibiyotiği içerken ağrı artıyorsa bir bakalım dedi  babası tekrar götürdü bu seferki virüsün daha ağır bir virüs olduğu için 3 günlük iğne verdi.Çok şükür daha ilk günkü iğnede geçti oğlumun kulak ağrısı neyseki onun devamında iyiyiz bu aralar.Oğluşumun hasta olduğu zamanlarda bene bronşit olmuştum ve ancak iki kutu antibiyotik ve soğuk algınlığı ve bitkisel desteklerle hastalığı geçirebildim inşallah oğluşumada banada hastalıklar bir daha gelmez.





Bu arada okuduğum kitaplara gelince Pucca'nın birinci kitabı Küçük Aptalın Büyük Dümyası ve İkinci kitabı Ve geri kalan herşey isimli kitaplarını ikişer günde bitirdim.Edebi değeri olmayan (hatta biraz belaltı muhabbeti fazla olan )ama canınızın sıkkın olduğu zaman sizi çok güldürecek bir kitap Sabun köpüğü kitaplardan ama yinede çok keyif aldım birçok yerinde çok güldüm tavsiye ederim
Pucca'da kim diyenlere pucca yazma işine blogdan başlayanlardan bloğu
passiflora-rapunzel.blogspot.com
Üstüsüte çok çabuk kitapları okudğumdan yada yorgunluğumanmıdır nedir bu ara okuyacağım bekleyen kitap olmasına rağmen bir türlü kitap olayına kanalize olamıyorum bir haftadır






Bunun dıişında oğlumu ayda bir kaç kez çocuk tiyatrosuna götürüyorum o kültürü edinsin istiyorum.Çünkü biz eşimle tiyatroyu çok seviyoruz geçen hafta yine bir Süheyl-Behzat Uygur oyununa gittik yine güldük biraz absürt komedi tarzları var ama güldürüyorlar eğlendiriyorlar.Hatta önümüzdeki ay başka oyunlarıda olucakmış onada gitmeyi düşünüyoruz Nejat uygurun eski oyunlarından derliyorlarmış.
Çalıştığım İşyerinin bayi toplantısı var Antalyada ve şirketin çoğunluğu orada.Dolayısıylada iş yok ve sessiz bir ortam internette dolanıp müzik dinleyipvakit geçiriyorum.Buranın sakin olması güzel ama cumartesi akşamı  bayi toplantımızda Gülben Ergen çıkıcakmış bende onu dinlemeyi isterdim canlı olarak .Gülben Ergen'i çok severimde..Dün herkes Antalyaya gidiyor diye bende cuma sendromuna girdim bana neoluyorsa.Ve bu yüzden şirkete gelmem baya zor oldu  ve birde yarın var bakalım


8 Aralık 2011 Perşembe

BAŞKA BİR KOZMETİKHEDİYE SÜRPİZİ DAHA





Synergen Güllü Yüz Toniği
Synergen Güllü Peeling
Rival De Loop Köpük Yüz Temizleyici
Isana Saç Maskesi
Rival De Loop Aloe Veralı Yüz Spreyi

Alterra Doğal Zeytinyağlı Sabun
Isana Vücut Losyonu (Seyahat Boyu)
Alterra Aloe Veralı Makyaj Temizleme Mendilleri (Organik içerikli)
Wellness Beauty Banyo Tuzu
For Your Beauty İkili Kalemtraş (ince ve kalın uçlu göz kalemleri için)


Rival De Loop Young 4lü Göz Farı Coffee Flavours
Rival De Loop Young Kapatıcı Paleti (dış jelatininin yarısı yırtıldığı için çıkartmam gerekti kesinlikle kullanılmadı)
Rival De Loop Göz Kalemleri Gri ve Yeşil


Rival De Loop Ruj 46 Numara
Rapsodi Parlatıcı 01 Numara
Rival De Loop Young Parlatıcı Apricot Cream






1)Urban Decay Love New York City Make Up Palette
2)Victoria's Secret 2011 Bombshell 50 ml Parfüm



3)vee cilt bakımınız için doğal sabunlar üreten  La Divanın 10 Farklı çeşitten oluşan bir kutu Doğal Sabunu.


24 Kasım 2011 Perşembe

EFE'MİN BİTMEYEN ÖKSÜRÜKLERİ

Evet tam öksürük bitti yaşasın yeni doktorumuzun verdiği ilaç artık iyi geldi çözümü bulduk derken.Dün akşam başlayan burun akıntısı ve öksürük daha sonra akabinde sabaha karşı altı buçukta tekrar atağa kalkan öksürük krizi ve akabinde kusma olayları yaşıyoruz.Ben tabi bu durumda hemen içime bir anda sıkıntı çöken depresyon modunda bir anne oluyorum.Ne yapmayalım  ilaçlardan bıktık bir çok bitkisel yöntemi de denedik geçenlerde odasının havası kuru diye soğuk buhar makinesi de aldık.

Bitkisel yöntemler dersek deniz kadayıfı,turp ile bal,zencefil ile bal,limon zeytinyağı bal,soğan ile bal karışımları derken duyduğum bir çok şeyi denedim.Tabi ki bunları denedik derken bir iki kere denemeden sonra kötü tat alan oğlum içmek istemiyor şurupları daha kolay içiyor.Bu arada doktor dedi ki tere çok dikkat etmeniz lazım bu tarz alerjik öksürükler ufak bir terde tekrar öksürük başlar.Ama efe okula gidiyor 5 yaş grubunda ve bu okulda ilk olmakla beraber okul hayatında ikinci senesi.Dün okul akvaryuma geziye götürdü orada terlemiş ama öğretmenim okula dönünce değiştirdi üstümü dedi.Durdum kaldım ne diyebilirdim ki öğretmenimizi bu konuda sürekli tembihliyordum ama yine olan oldu.Çocuklarımızı gönderiyoruz okula önce Allah'a sonra öğretmenlerimizin vicdanlarına emanetler.

Geçen sene hastalık yüzünden çok zor bir sene geçirdik ilk sene böyle olur bağışıklığı güçlenecek ikinci sene o kadar olmaz diye duydum hep.Ama biz Ekimde açtık sezonu.Bakalım İnşallah bir çözüm buluruz ve böyle devam etmeyiz.Yavrum sabah burunu akarken bir yandan öksürürken iki öğretmenine aldığımız çiçeği götürüp nasıl vereceğini ve verirken ne diyeceğinin provasını yapıyordu tabi bende bir yandan acaba göndermesem mi ama göndermeyince ben evde olmadıktan sonra yine aklım onda olucakdı .Bir kaç gün önce blog'larda gezinirken http://ikizbuyutmek.blogspot.com/2011/11/oksurugun-devas.html#more bu blog da bu yazıyı okudum bende efede öksürük başlarsa deneyebilirim bizim mucizemiz de olur diye düşünmüştüm ki öksürük başladı bile.Eşime bugün kestane balını sipariş ettim almış bugün deneyeceğim inşallah çözüm olur.kuzucumun yaz tatilinden bir fotoğrafı.Üç-dört ay öksürüksüz bir yaz geçirmiştik.
http://ikizbuyutmek.blogspot.com bloğunuzda yazdığınız yazı için teşekkürler.İnşallah bize ve herkese çözüm olur
Allah sağlık sıhhat versin herkese.
                                         kuzumun Antalyadaki tatilimizden bir fotoğrafı.

YENİ KİTABIM

Orhan Kemal-El kızı kitabını bitirdim kitabı tavsiye ederim türk filmi tadında,hayatın içinden bir kitap.
Sıkılmadan okuyabileceğiniz bir kitap.kütüphaneden alıp okumuştum.İtiraf ediyorum bir kitapsever olmama rağmen Orhan Kemal'in hiç kitabını okumamıştım ama hiçbirşey için geç değil bundan sonra okuyacağım.İki gün önce Murathan Munganın Üç Aynalı Kırk Oda kitabına devam ediyorum bunu da bitirip vaktinde kütüphaneye iade edip elimde biriken yığınla olan kitaplarımı okumaya başlayacağım.Bunu da itiraf etmeliyim ki ben kitap konusunda çok aç gözlüyüm 

20 Kasım 2011 Pazar

TUHAF İKİLİ

Ayda bir kerede olsa tiyatroya gitmek istiyoruz eşimle.Geçen ay Şehir tiyatrolarında Şark Dişçisi oyununa gitmiştik çok güzel bir müzikaldi.Sevinç Erbulak ,Çağlar çorumlu'nun ve ismini sayamadığım kalabalık bir kadronun oynadığı bir müzikaldi herkese tavsiye ederim



.Bu ayda Zeytinburnu Kültür Merkezinde Tuhaf ikili oyununa gittik.Bu oyundada Süheyl ve Behzat uygur kardeşlerin bir oyunuydu.Bu oyundada çok eğlendik çok güldürdüler.Bu oyunları artık bitiyormus ve Benimle Oynarmısın isimli bir sahneleyeceklermiş.Yeni oyunlarınada gitmeyi gerçekten isterim
Doktora gittiğimde çekilen akciğer filminde hala bronşitmin devam ettiğini öğrenmemden sonra moralim bozulmuştu.Öksürük olayının ve hastalığımın artık bitmesini istiyordum.Bu oyun beni oldukça eğlendirdi moralimi düzeltti.


17 Kasım 2011 Perşembe

Elektrik faturamızda kazık varmış



Milliyette okuduğum bir haberi sizinle paylaşmak istedim.Böyle bir tutar alındığını ben bilmiyordum.Bilinçli bir tüketici olmak gerekiyor ama maalesef olamıyoruz

Elektrik faturanızda kazık var

Tüketici Hakem Heyeti, ‘elektrikte Kayıp-kaçak bedeli iyi niyetli aboneden alınamaz’ dedi

Kahramanmaraş’ta bir tüketicinin başvurusunu değerlendiren Tüketici Sorunları İl Hakem Heyeti, elektrik faturasına yansıtılan yüzde 15’lik kayıp kaçak bedelinin tüketiciye iadesine karar verdi. Tüketici Sorunları İl Hakem Heyeti Başkanı Tanrıverdi, “Kayıp kaçak varsa bunun kaçak kullanmayan iyi niyetle faturasını ödeyen kişilerden tahsil edilmesi yanlış” dedi.

Kahramanmaraş’ta bir tüketicinin başvurusunu değerlendiren Tüketici Sorunları İl Hakem Heyeti, elektrik faturasına yansıtılan yüzde 15 oranındaki kayıp kaçak bedelinin tüketiciye iadesine karar verdi. Tüketici Sorunları İl Hakem Heyeti’ne başvuran Emine Saygılı, Eylül ayında kendisine gönderilen elektrik faturasındaki 11.17 liralık kayıp kaçak bedelinin haksız olduğunu ileri sürerek, şikayetçi oldu. Bunun üzerine toplanan heyet, dağıtım şirketi Akedaş’tan savunma istedi.

İlgili firma bu tahsilatının kendilerinin keyfi bir uygulaması olmadığını Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) tarafından alınan kararı uyguladıklarını belirtti.

Heyet, Saygılı’nın müracaatını inceleyerek, elektrik faturasına yansıtılan yüzde 15 oranındaki 11.17’liranın iadesine karar verdi.

Tüketici Sorunları İl Hakem Heyeti Başkanı Nesih Tanrıverdi, yaptıkları incelemede alınan bu paranın hukuka uygun olmadığına karar verdiklerini söyledi. Bu uygulamanın bir kaç yönüyle hukuka uygun olmadığını anlatan Tanrıverdi, şöyle konuştu:

KAÇAK ORANLARI FARKLI OLUYOR
“Bilindiği üzere kayıp kaçak oranı bölgeden bölgeye farklılıklar gösteriyor. Ayrıca her bölgenin de ayrı bir dağıtım şirketi var. Örneğin A bölgesinde yüzde 1 kayıp kaçak oranı varsa yüzde 15 kayıp kaçak bedeli tahsil ediyor. Bir başka bölgede ise kayıp kaçak oranı çok yüksek iken yine yüzde 15 kayıp kaçak bedeli alınıyor. İkinci olarak Türkiye’de kayıp kaçak oranının ne kadar olduğu tamamen tespit edilmiş değil. Yani yüzde 15 gibi bir uygulama var, ama gerçekten kayıp kaçak oranını bilimsel olarak tespit edilmiş durumda değil. Bilimsel bir kritere de dayanmıyor. Bu yönüyle de haksızlık içeriyor. Diğer yandan fatura miktarı arttıkça bu bedelin oranı da artıyor. Bir tüketici 15 lira öderken bir diğeri 45-50 lira ödeyebiliyor.
Bizim için en önemli boyutu ise kayıp kaçak oranı varsa bunu kaçak kullananlardan tahsil etmek yerine iyi niyetle faturasını ödeyen, hukuka uygun davranan kişilerden tahsil edilmesi hukuka aykırı görüldü. Hakem heyetimiz bu bedelin tüketiciye iadesine karar verdi.” Aldıkları kararlardaki 1031 liraya kadar olan miktarın mahkeme niteliğinde karar olduğunu kaydeden Tanrıverdi, “Bu miktarın altındaki kararlarımız tarafları bağlayıcı bir karardır. Bunun itiraz merci tüketici mahkemeleridir. İlgili firma aldığımız bu karara 15 gün içerisinde itiraz edebilir” şeklinde konuştu.

15 Kasım 2011 Salı

ÖKSÜRÜKLÜ GÜNLER VE YENİ KİTABIM




Evet yaklaşık 1 aydır az az öksürüyordum bu hafta sonu dayanamayıp artık doktora gittim ve bronşit olduğumu öğrendim.Antibiyotiğimi ve öksürük şurubumu içerek iyi olmayı bekliyorum.Bu arada Moskof Cariye Hürrem kitabını bitirdim ve bir kütüphaneden temin ettiğim  Orhan Kemal-El kızı kitabına başladım.Bununla birlikte Murathan Mungan 'dan Üç aynalı kırk oda kitabını da kütüphaneden temin ettim.tabi bu kitapları okuyup 15 gün sonundan kütüphaneye iade etmem gerekecek.

Bunun yanında kitap açgözlülüğüm bitmedi cumartesi günü Tuyap kitap fuarına gittim ve kendime yine kitaplar aldım.Demet Altınyeleklioğlu'nun Pargalı ile Hatice kitabı çıkmış onu aldım çok şık da bir kapağı var.Bunun dışında Dukan diyeti kitabınıda aldım detayları merak ediyordum hem yapmak da istiyorum ama kitap olmadan detaylı olarak yapamayacağımı düşündüm.Bir yayın evi standındaki satıcı bir bayan bana Sophie Kinsella'nın Sır tutabilirmisin kitabını önerdi çok komik bir kitap bir günde bitireceksiniz ve beni anacaksınız dedi bende aldım.onun dışında  Osman Aysu ve Sinan Akyüz kitaplarından aldım ve Oğluma boyama kitapları aldım oda mutlu oldu.Evet evde bir sürü okumayı bekleyen kitabım varken yine kitap aldım ama hepsini çabuk çabuk okuyup bitirmeyi hayal ediyorum ama ancak işten-eve evden işe süren kısa otobüs yolculuklarında birde yatmadan önce okuyabiliyorum o yüzdende kitap hemen bitmiyor daha fazla zaman ayırmak istiyorum ama evli ve çocuklu bir bayan olunca sorumluluklar ön plana çıkıyor 


Tüm kitaplarımı bitirmek ümidiyle:)Sizinde tavsiye edeceğiniz mutlaka ilk önce bunu okumalısınız dediğiniz kitaplar varsa yorumları bekliyorum:)

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...