22 Aralık 2011 Perşembe

ÇOK GÜZEL HAREKETLER BUNLAR

Pazartesi günü eşimle birlikte Çok Güzel Hareketler Yılbaşı çekimini seyretmeye gittik.Harika bir program hazırlamışlar.Ben tvdeki programlarını çok fazla sevmiyordum ve seyretmiyordum ama eşim tekrarlarını bile seyrediyor ve çok seviyordu Biletixte görünce direkt eşime yolladım oda hemen gidelim dedi ve gittik çok beğendik gülmekten gözümüzden yaşlar geldi ve alkışlamaktan ellerimiz ağrıdı çok keyifliydi ve konuk sanatçı çoktu onlarda ayrıca eğlence kattı skeçleride ayrıca güzeldi.Anadolu Ateşi sanatçıları,Volkan Konak,Yıldız Tilbe ,Hüsnü Şenlendirici Klarneti eşiliğinde yılmaz erdoğanın şiiri,Demet Akbağ,Hakan Akkaya,Yavuz Bingöl,Mustafa Ceceli vardı.Bundan sonra Çok güzel hareketler bunlar özel günlerde program yapıcakmış.Bundan sonraki programları Sevgililer gününde olucakmış gitmenizi ve yılbaşı programınızı 31 aralık gecesi starda izlemenizi öneririm:)




16 Aralık 2011 Cuma

HAYAT


HAYIRLI CUMALAR

ALLAH ' Im ! Şu An Kimin Nerede Bir Sıkıntısı Varsa , Sen Onu Gider..

ALLAH ' Im ! Şu An Kimin Nerede Çaresiz Bir Derdi Varsa , Sen Ona Çare Ol..

ALLAH ' Im ! Şu An Kim Nerede Acıdan İnlemekteyse , Sen Ona Rahmetinle Yetiş..
... 
ALLAH ' Im ! Sevdiklerimi Sen De Sev Ve Onlara Bâki Huzur Ve Neşe Ver..

ALLAH ' Im ! İman Ve Ahlakın En Güzelini Yerleştir O Sevdiğin Yüreklere..

ALLAH ' Im ! Sen Sana Edeple Geleni Geri Çevirmezsin , Dualarımızı Salihlerin Duası Eyle..AMİN

Sinirleri Alınmış Caillou'giller



ÖĞRENDİKLERİMİZLE İLGİLİ GÜZEL BİR YAZI


HAYATTAN NE ÖĞRENDİM 

Geniş ve rahat olmayı öğrendim... İman ve Ölümün dışında hiç bir şey göründüğü kadar önemli ve acil değil...

Coşkulu ve neşeli olmadığım zaman, bunun hiç kimsenin suçu olmadığını ve gülümsemem gerektiğini öğrendim...

Cesur ve dürüst olmayı; değilsem bile öyle davranmayı öğrendim...

Cazibemle 15 dakika idare edebildiğimi, ama ondan sonra mutlaka bilmem gereken bir şeyler olduğunu öğrendim...

Hemen hemen hiç kimsenin sır saklamadığını öğrendim!...Çünkü herkes, "birine söylemek ihtiyacı" hissediyor...

Cevabını bilmediğim ve emin olmadığım konularda "Bilmiyorum" demenin daha faydalı olduğunu öğrendim...

Fazla konuşmayıp ağzımı kapalı tuttuğumda, fazla hata yapmadığımı öğrendim!...

Başarıya çıkan bir "asansör" olmadığını, tırmanmak gerektiğini öğrendim...

İnsanların bana -layık olduğum ve benim izin verdiğim şekilde- davranabildiklerini öğrendim...

Kıskançlığın, mutluluğun düşmanı olduğunu öğrendim...

İnsanların kendinden daha az başarılı insanlarla, başarısını; mutsuz insanlarla da mutluluğunu konuşmaması gerektiğini öğrendim...

Başkaları için kötü,olumsuz düşünüp acımasız ve kırıcı olanların, aslında güçsüz kimseler olduğunu ve sevgiyi sadece güçlü insanların bildiğini öğrendim...

İnsanlara artık kızmıyorum... Çünkü, hayatlarında hataları, sorunları, mutsuzlukları olan insanların, karşılarındakileri kendi yerlerinde görmeye çalıştıklarını öğrendim...

"Ben bu hatayı nasıl yaptım?" demek yerine, en mükemmel düşünenlerin bile hata yapabileceğini; önemli olanın, ders alıp yinelememek olduğunu ve yeni hatalardan daha az zararlı çıkmayı öğrendim...

Hayattaki en önemli çözümün, neyin "önemli ve öncelikli" olduğuna karar verip gerisini çöpe atmak olduğunu öğrendim...

BENİ ELEŞTİREN, BANA BİR ŞEYLER SÖYLEME YETİSİNİ KENDİNDE BULANLARA , "CEVAP VERMEME"Yİ ÖĞRENDİM... ÇÜNKÜ BU TARTIŞMA, HİÇ BİR ZAMAN BİTMEYECEKTİR...

*Sadece "ders almak" için arkama bakmayı, sadece "yüksek sesle düşünebilmek" için sorunumu bir başkasına anlatmayı öğrendim... "Çözüm" için değil...

"İmkânsız" diye bir şey olmadığını, çok istediğimde imkansızı elde edebildiğimi, asıl savaşı kazanabilmek için "küçük çarpışmaları kaybetmeyi" göze almayı öğrendim...

Zamanımı,sağlığımı ve sözlerimi, dikkatsizce kullanmamayı öğrendim... Çünkü geri alamıyorum...

Ne kadar çaba harcarsam harcayayım, bazılarının mutsuzluk için her zaman bir "bahane ve sebep" bulabildiğini öğrendim... ARTIK ÇABALAMIYORUM!

Önemli olan şeyin, başkalarının benim hakkımda ne düşündükleri değil; benim kendim hakkındaki düşüncelerim olduğunu öğrendim... Kendimi yargılıyorum...

"Affetmek ve Unutmak"... Eğer güçlüysen başarabildiğini ve kin tutmanın beni rahatsız ettiğini öğrendim...

Nerede ve hangi şartlarda olursa olsun, yaşadığım yeri güzelleştirmeyi öğrendim...

Sürekli "BEN DÜRÜSTÜM, BEN DOĞRUYU SÖYLÜYORUM, SEN FARKLISIN" diyenlere mesafeli durmayı ve kuşkulanmayı öğrendim!...

Durum ne kadar vahim olursa olsun, soğukkanlılığımı yitirmemeyi, gülümsemeyi; her şeyi negatif ve kötü düşünen, mutsuz olan insanlardan ayrı kalmayı öğrendim...

Beni kızdıran birine cevap vermeden önce, 10 saniye düşünmeyi, nefes almayı ve kendime sakinleşmek için zaman tanımayı öğrendim...

Bugünkü her üzüntümün ve her acımın, benim yarınki mutluluğumu hazırladığını öğrendim...

Yapmak istediklerimden asla vazgeçmemeyi, büyük hayallerin gerçeklerden daha güçlü olduğunu ve "başarmanın en kısa yolu" olduğunu öğrendim...

"Kaybedecek neyim var?" demek yerine , yaşadığım her şeyde "kazanacak çok şeyim var!" demeyi öğrendim...

Hayatı, gereğinden fazla ciddiye almamayı öğrendim...

NOT:Belli bir yaşa geldikten sonra, hayat hepimize bir şeyler öğretiyor zaten...
Önemli olan, bunları uygulayabilmek!...

ÇOK KİMSE ÖĞÜT DİNLER, YALNIZ AKILLILAR BUNDAN FAYDALANIR.
PUBLİLİUS CYRUS

SEVGİ EMEK İSTER


Yeni evli bir çift vardı.Evliliklerinin daha ilk aylarında,bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi.Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi.Son zamanlarda o kadar sık olmasada evlenmeden önce sık sık birbirlerini çok sevdiklerine dair ne kadar da dil dökmüşlerdi.Ama şimdilerde küçük bir söz,ufak 
bir hadise aralarında orta çaplı bir kavganın çıkmasına yetiyordu. 

Bir akşam oturup ilişkilerini gözden geçirmeye 
karar verdiler.Her ikisi de boşanmayı istemekle 
beraber,işlerin böyle gitmeyeceğinin 
farkındaydılar. 
Erkek,'Aklıma bir fikir geldi'dedi.'Bahçeye bir 
ağaç dikelim ve eğer bu ağaç 3 ay içinde kurursa 
boşanalım.Kurumaz da büyürse bunu bir daha 
aklımızdan geçirmeyelim.Bu süre içinde de ayrı 
ayrı odalarda kalalım.' 
Bu ilginç fikir hanımının da hoşuna gitti.Ertesi 
gün gidip bir meyve fidanı aldılar ve birlikte 
bahçeye diktiler. 
Aradan bir ay geçti.
Bir gece bahçede karşılaştılar ve her ikisinin elinde içi su dolu birer bidon vardı...

TANIDIK GELİYOR MU?


Annelerin kızınca söylediği mütiş laflar

1-Seni Doğuracağıma Tas Doğursaydım

2-Senin Cocuklarında Sana Aynılarını Yapsın İnsallah

3-Hep Babanın Tarafını Tut Sen
...
4-kanser Ettiniz Beni

5-Kızdımmı Adım Kızdı oluyor

6-Öleyimde Kurtulun Benden

7-Sende Kulağını Bana verme

8-Gün Yüzü göstermediniz bana

9-Kime cektin sen bilmemki

10-Seni Alan 3 gün Sonra geri getirir

11-Yaptığın Banaysa,Öğrendiğin sana

12-Seni Dokuz Ay karnımda Tasıdım Ben

13-Kimin Cocuğuna qülüp,kimin cocugunu kınadıysam Basıma qeldi

14-Hep Sen Yüz Veriyorsun Buna Mücahit

15-Ne yani sen varken ben mi ekmek almaya gideyim

KADIN


BİR ARAŞTIRMAYA GÖRE


Balıkyağı Çocukların Psikolojik Modunu Destekliyor

Etken maddesi yeterli balıkyağı için yapılan son araştırmalara göre alınan en önemli sonuçlar.1-Çocuklarda psikolojik modu desteklediği ve fokus-odaklanmayı sağladığı,boyu uzattığı tesbit edilmiş.2-İngiltere sağlık bakanlığı kalp krizi riskini %95 düşürmek ve daha sağlıklı yaşamak için halkına her gün en az 1 gram balıkyağı almalarını tavsiye etti.3-Balıkyağının Unutkanlık hastalığı,MS,roma troit artrit,parkinson hastalığı vb ciddi iyileştirmeler sağladığı tesbit edildi.4-2000 hasta üzerinde yapılan deneyle balıkyağının şişmanlatmadığı,biraz harketle kaslara kan akışını sağlayarak ayda 2-3 kg zayıflattığı tesbit edildi
Lütfen sağlığınız için Balıkyağı kullanınız

GÜZEL BİR NESİL İÇİN



Kızlarınızı iyi yetiştirin:

Kendi kendilerine yetmeyi öğretin.
Namuslu olmanın yürekten geçtiğini öğretin. 
Evden çıkar çıkmaz ilk köşede 
Eteğinin boyunu kısaltmasına gerek olmadığını öğretin.
İstediğini giymeyi öğretin. 
İnsanın ahlakının sadece kendi beyninde olduğunu öğretin.
Kıskanılmanın sevilmeyle aynı olmadığını öğretin. 
Kıskanılmanın güzel, saygısızlığın kötü olduğunu öğretin.
Beni çok kıskanır, dışarı çıkarmaz, 
Şunu bunu giydirmez diyen adamla 
Gurur duymamayı 
Bunun aslında kendine hakaret olduğunu öğretin.
Arayıp neredesin ; kiminlesin vs. diyen adama 
‘’ Seni tanımadan önce nasıl davranacağımı bilmiyor muydum,
Haddini bil ! ‘’ demeyi öğretin.
Eşlerini aldatan erkeklerin yanındaki ikinci kadın olmamayı öğretin.

Oğullarınızı iyi yetiştirin:

Karşı cinse saygı duymayı öğretin.
Gece yarısı evine dönen kadının "aranmadığını" öğretin.
Bir kadının omzuna arkadaş olarak da sarılabileceğini öğretin.
Dokunmaktan korkmamasını öğretin.
Sevmenin değer verme olduğunu öğretin.
Sahip çıkmayla sahibi olmanın farklı olduğunu öğretin.
Bulunmaz Hint kumaşı olmadıklarını; 
Olsalar bile burun silinen mendillerin de kumaştan yapıldığını; 
Hiç kimseyi küçük görmemeyi öğretin.
Ama bunları önce kendi içinizdeki çocuğa öğretin…

NE GÜZELDİR


NE GÜZELDİR
Kızgın kumlarda uzun uzun yattıktan sonra bedeni denizin serinliğine bırakmak... 
Sabahları kızarmış ekmek kokusuyla uyanmak... 
Bir doktor muayenehanesinin kapısından şüpheleri dağıtmış olarak sevinçle çıkmak... 
Yaz sıcağında,bir öğle uykusunun mahmurluğunu buz gibi bir dilim karpuzla atmak...
Bir bahçenin önünden geçerken duyduğunuz hanımeli kokusu...
Sabah uyanıp o gün tatil olduğunu hatırlamak...
Yaşlı ana babanızın hâlâ çaldığınız kapının arkasında ya da hattın öbür ucunda olması. 
NE GÜZELDİR
Fırından yeni çıkmış ekmeğin köşesi... 
Bir köşede birbirine sarılmış uyuyan kedi yavruları...
Evinizden,pişmekte olan etli biber dolmasi kokusunun yayılması... 
Soğuktan titrerken elinize tutuşturulan bir bardak çay... 
Meteliksiz bir gününüzde çoktandır giymediğiniz ceketinizin cebinden para çıkması... 
Uzun, sıcak bir çınaraltı. 
Sabahtan beri ayağınızı vuran ayakkabıları çıkardığınız an...
Sudan bir sebeple küstüğünüz arkadaşınızla barışmanız... 
NE GÜZELDİR
Dört gözle beklediğiniz bir haberin gelmesi... 
Ağrının dinmesi... 
Yıllar sonra bir gün bir yerde, çocukluğunuzda annenizin sizin için yaptığı kurabiyelere rastlamak... 
Yağmurdan sonra, açan günes... 
Buz gibi sokaktan sıcacık eve girmek... 
Yorgunluktan bitmişken yatağa uzanmak... 
Tuttuğunuz takımın ezeli rakibini yenmesi... 
NE GÜZELDİR
Yıkanmış,ütülenmiş, mis gibi kokan yatak takımlarının koynunda uyumak...
Bir sandalın kenarına oturarak bacakları denize sallandırmak...
En sevdiğiniz yemeğin ilk lokmasını ağzınıza aldığınız an... 
En önemlisi,nefes almak, konuşmak, duymak, yürümek, görmek,anlamak... 
NE GÜZELDİR...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...