30 Kasım 2012 Cuma

80'ler ve 90'larda çocuk olmak

Geçenlerde İnternette ilkokulda kullandığımız kokulu silgilerden gördüm.Birden okul anılarım canlandı.Güzeldi o günler sonra nette bir sürü resim daha gördüm.Sizlerle paylaşmak istedim
Eski günlere özlem duyduğumuz şu günlerde çocukluğumuza dönüp güzel hatıralarımız canlansın istedim.
80'ler ve 90'larda çocuk olmak bence şunlar demek;



                                                           Siyah Önlük giymek ,

                                     O güzel araba resimler çıkan turbo sakızları alıp çiğnemek,

                                                   Süper baba seyretmek,
Adını tam hatırlayamadım siz hatırlarsınız belki;

                                                    -Taso oynamak.
Eti puf yemek,


                                             Kara şimşek seyretmek
Ninja turtles seyretmek,

Çokomel yemek,

                                                     Solo test oynamak,


                                                  Bilye oynamak,
                                               Ankesörlü telefonlarda jetonla konuşmak,
   On yüzbin baloncuk yuttum gazoz reklamı


Voltran voltran voltran izlemek,

  Adile Naşit uykudan önce seyretmek,

                                     Leblebi tozu yemek,

                                           Trt'nin kapanış ve açılış ekranını görmek,

Dallas dizisi seyretmek, 

                                        -Adam olacak çocuk 7'den 70'e nin izlenmesi.
Çatıda olan ve sürekli oynanan antenle tv seyretmek

-Star TV'deki Turnike'yi Parliement Pazar Gecesi sinemasini izlemek,


                                                              -He-man izlemek.
Hey corc dinlemek,

                                                -Siyah-Beyaz televizyonu görmüş olmak,
                                        Arkadaşlarımıza hatıra defterine yazdırmak,
                                                                Altın kızlar izlemek ,

Dantelden yakalar takmak,
                                              Calimero ( ama haksızlık bu) izlemek,

                                           İş bankasında kumbaralarında para biriktirmek,
                                                      Capri sun içip sonra patlatmak,
                                                         -Tipi tip çiğnemek,

                                              İlkokulda seri bir şekilde cin ali okumak,
Yeşilli pembeli güzel  kokulu silgiler kullanmak
Kücük paketlderdeki renkli kolonyalardan almak,

    Annemizin merdaneli çamaşır makinasında çamaşır yıkamasını izlemek,

                                                             volkmande kaset  dinlemek,
                                     Altın renginde ambalajlı çikolatalardan yemek,
                              -Voltran, he-man ,heidi şeker kız ,denver ninja turtles clementine izlemek.
                                          Pembo çiğnemek,


                                              Kaset dinlemek ve kayıt yapmak ,
Tititip içinden çıkan karikatürleri okumak,

Portatif teyplerde kaset radyo dinlemek,

                                                 -Video kaset kiralamak.

Resimler netten alıntıdır.

29 Kasım 2012 Perşembe

Çocuğum İçin Çocuğuma Özel

Her anne çocuğu için en iyisi olsun ister, onun için en iyisini düşünür.  Çocuğunun mutlu ve sağlıklı olması için çabalayan anneler elbette alışverişte de en iyisini seçecektir. Tabii, babaları da unutmayalım...

Peki, ya anne-baba olmadan öncesi? Annelerin dilinden en iyi anlayan alışveriş kulübü unnado.com, ebeveyn olmaya doğru giden yolu bakın nasıl anlatmış!

Türkiye’de tüm anne, baba ve çocuklara özel hizmet veren alışveriş kulübü unnado.com; çocukların mutluluğunu en az anneleri kadar düşünüyor. Hep daha iyisi olsun diye,  çocuklarınızın uykusundan sağlığına kadar tüm ihtiyaçlarını düşünen unnado.com’a  Facebook’tan bağlanabilir, hızlı ve kolay bir şekilde üye olup gönlünüzce alışveriş yapabilirsiniz.


Bir bumads advertorial içeriğidir.

28 Kasım 2012 Çarşamba

Okullarda Serbest Kıyafet uygulaması=Eşitsizlik




Eğitim sistemimizde her gün yeni bir uygulama çıkıyor.Seneye çocuğu ilkokula başlayacak veli olmak bir yana 
ben bu uygulamanın genel olarak veliler ve çocuklar açısından hiç adil bir sistem olmadığını düşünüyorum.
Eğitim sistemimizde daha bu sene konulan yeni uygulamalara biz nasıl olacak,neden,niye derken yeni bir uygulama daha karşımıza çıkıyor.2010 Yılında Milli Eğitim bakanlığının sitesinde bu uygulama ile ilgili anket yapılmış merak ediyorum acaba anketin sonucu serbest kıyafet uygulamasına geçilsin olarakmı çıktı ?Çıktıysa nasıl böyle bir sonuç çıktı merak ediyorum.Daha küçücük yaşlarda küçücük beyinlere zengin fakir ayrımını kıyafetleriyle farkettirmek, gözlerine sokmak zorundamıyız.

Ben daha geçenlerde okulda buna benzer bir sorun yaşadım.Efe'nin gittiği kreşte dışarıdan gelen hocalarla bir takım kurslar düzenlenmek istendi.Geçen senede düzenlenmişti pek verimli olduğu sonucunu alamamıştık.
Ben göndermeyeceğimi okul yönetimine ilettim.Fakat Efe, arkadaşları ve öğretmenleri ile konuşurken senin annen göndermiyor kursa diye söylenmiş.Efe akşam bana anne sen beni niye göndermiyorsun dedi.Ben efeye izah ettim.Fakat ertesi gün okulu arayarak eğer bunu öğretmen söylediyse hiçde güzel bir davranış olmadığını ifade ettim.Okulun aynı zamanda yönetiminde olan psikoloğu mutlaka bir yanlış anlaşılma olabileceğini belirtti.
Ama aynı zamanda bana Derya hanım çocuklarımıza her zaman her istediğini yapamayacağımızı anlatmamız gerek dedi.Bende bir oyuncakçıdan oyuncak istediğinde her istediğini her zaman alamayacağımızı anlatabiliyorum.Fakat okulda eğer oğlumun sınıfındaki birçok çocuk o kursa haftanın üç-dört günü ayrı bir bölümde girecek efede sadece o sınıfta arkadaşlarının yanında olamama durumunu hergün annen göndermiyor şeklinde ifade edilecekce benim anlatmam çok zor dedim.Haklısınız dendi ve zaten çoğunluk istemediği için kursun zaten açılamayacağı söylendi.

Buna benzer birçok sorun yaşanacağını düşünüyorum.Blogcu anne'ninde bu konuyla ilgili güzel bir yazısı var onuda okumanızı tavsiye ederim





Çocuktuk akıl edemedik

Çok güzel bir söz


27 Kasım 2012 Salı

Arkadaşımın tavsiye kitapları

Sevilim evine gittiğimde bana bu kitapları tavsiye etti okumam için verdi.Bende Elimdeki kitabı bitirdikten sonra bu kitapları okuyacağım.Evdeki kitaplarımı okuyamasamda arkadaşlarımdan aldığım kitapları çabuk okuyup veriyorum o açıdan iyi oluyor:)

26 Kasım 2012 Pazartesi

Moriçe'nin çekilişi

Sevgili arkadaşımız moriçe'nin çok güzel bir çekilişi var konu kitap olunca akan sular durur:)


http://moriceninyeri.blogspot.com/2012/11/bim-bam-bom-benim-de-artk-bir-cekilisim.html#comment-form

En Güzel Haftasonlarından Biri

Cumartesi günü Efeye söz verdiğim üzere onu Fatih Belediyesinin kültür merkezine tiyatroya götürdüm.Bu arada şöyle bir bilgi paylaşmak isterim Belediyelerin Kültür Merkezlerinde çocuk tiyatrolarına ücretsiz olarak sahneleniyor.Kahramanlar Kumpanyası isminde bir oyuna gittik.Oyunda Keloğlan,Nasrettin Hoca ,Karagöz Hacivat vardı.Efe çok memnun oldu.




Babamız tiyatroya götürdü sonra tiyatrodan alması için gelmesini beklerken üst katta kütüphane olduğunu öğrenince direkt yukarıda kütüphaneye çıktık.Güzel bir kütüphaneydi.Kitap konusunda açgözlü olan ben kütüphaneye nasıl üye olabileceğimizi kaç ödünç kitap alabileceğimizi öğrendim


Daha sonrada eşim oradan alıp bizi çok sevdiğim blogdan tanıştığımız Sevil'in evine bıraktı.Sevilcim canım benim kalbi güzel gönlü güzel arkadaşım bizi çok güzel karşıladı.Canım arkadaşım yorulmaması için  o kadar şart koşmama rağmen  bizim için çok güzel şeyler hazırlamış yorulmuş.Diyetimi birazda bozarak afiyetle yedik.Damla sakızlı kahvemiz eşliğinde çok güzel sohbetler ettik sanki yeni tanışmış değilde yıllardır tanışıyor gibiydik.Halbuki ikinci görüşmemizdi.
Oğluşum sevil ablasını çok sevdi hiç sıkılmadı sevil ablası bir dediğini iki etmedi hatta daha efe sıkılmadan o bilgisayarda oyun açtı çizgi film açtı ve bu ilgiden şımaran oğlum koltuk minderlerini yerlere üstüste dizmeye başladı.Ben çok kez uyarsamda sevil ablası hayır elleme ben rahatsız olmuyorum dedikçe efe daha bir rahatladı yayıldı:)






Hatta eşim gelince apart topar çıktık ve ben  toplayamadığıma çok üzüldüm rahatsız oldum
Sevilde blogunda bu güzel günümüzü paylaşmış onuda tanımak isteyenler http://sevilindenizi.blogspot.com/
.
Cumartesi günü evden sabahtan çıkmamın cezası olarak pazar günü evde bilfiil çalıştım.Evi temizledim Yaprak sardım.Pırasa yemeği yaptım.Domates çorbası yaptım.Dün akşam yemeği için balık ve salata hazırladım derken akşam saat sekiz olmuştu.Ama neyseki hafta içi yemek problemi olmayacağı için içim rahattı.Ellerimle sardığım etli yaparak sarmamın fotoğrafınıda çektim







22 Kasım 2012 Perşembe

Spor yapma çabalarım

Diyetisyene gittiğimden bahsetmiştim haftaya cumartesi kontrolüm var ama hala kilo veremedim sanırım durgunluk dönemine girdim.Metabolizmamı hızlandırmam için spor yapmam gerekiyor.Yazın yürüyüş yaptığım halde havalarda soğuduktan sonra iyice yürümeyi bıraktım.Spor salonuna gitmeyede vaktim maalesef yok.
Eve daha önce bir mekik aleti almıştım onunla dün mekik çektim ve birde Leslie Sansone videosu açıp onunla  spor yaptım 40dakika.Baya bir ter attım..Diyet yapıp hemde kilo vermeyince insanın canı sıkılıyor. Umarım kilo vermeye devam ederim









2012'nin En Güzel Gülen Bebeğini Arıyoruz...

O muhteşem gülüşü ile sizin bebeğinizin “2012’nin en güzel gülen bebeği” olmasını ister misiniz?

Bebeğinizin en güzel gülen fotoğrafını ya da videosunu bizimle paylaşın, hem bebeğinize ömür boyu hatırlayacağı bir anı hediye edin hem de onun bol bol gülen fotoğraflarını çekeceğiniz iPad 2, fotoğraf makinesi ve sürpriz hediyeler kazanma şansını yakalayın.

Unutmayın, yarışmaya ne kadar çok video ya da resim ile katılırsanız kazanma şansınız o kadar artacaktır.

Kazanmak için hemen tıklayın!


Hürriyet Aile








































Bir bumads advertorial içeriğidir.

21 Kasım 2012 Çarşamba

Ayşe arman'ın Gamzeye desteği


Gamze Akbaşı hatırlıyorsunuz aylarca bloglarımızda bahsetmiştik.Uygun ilik bulunmuştu ve sonrasında hastalığı tekrar nüksetmiş ve sonra doktoru tarafından yapılan açıklamada daha iyi olduğu belirtilmiş.
Fakat 5 aydır oğlu Atakan'ı göremediği için morali çok bozukmuş.Ayşe arman ilk gittiği röportajında bunun sebebini tam olarak öğrenmiş ve sonrada birçok insanında desteğiyle çözüm bulmuş.Ve artık oğlu atakanla görüşecek.
O kadar mutlu oldumki anlatamam.Mutlu olduğum içinde bu yazıları sizinle paylaşmak istedim 
O bugun oğluna kavuşacak en büyük moral bu fakat her birimizin ona twitter'dan yada maille veya blogunad destek olmamızında onun için çok değerli olduğunu düşünüyorum.
Belkide olanlarınız ve takip edenlerinizde vardır tabi.
Ayşe Arman'ın Destek olduğu çözüm bulduğu yazı http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/21975639.asp
Linkler hürriyet gazetesinden alıntıdır.



LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...